İsrail’in Kurduğu Denklem, Yanlış!

Daha önce bu bloğun, şurasında yazılmıştı, Türkler ile İsrailliler arasındaki olgular üzerine birşeyler! Yahudiler, Almanya’da uğradıkları soykırımdan sonra, bu işin öyle misafir vatandaş olarak ülke ülke yaşamakla olmayacağına inandılar ve dini inançlarının da etkisi ile Çöl’ün ortasında bir vatan kurmaya çalıştılar. Zaten başka yurt edinecekleri biryer de yoktu, Arabistan Çölü’nden başka! Belki, Afrika’da biryerleri ele geçirebilirlerdi, ancak ele geçirmişken hem kendi dinlerince vaadedilmiş topraklarda bir vatan kurmak hem de nispeten daha medeni bir coğrafyada bulunmak istediler ve ezeli düşman gördükleri İslamiyet’i de bir vesile ile tam ortasından vurmak istediler. Yahudiler’in günümüz İsrail’ine yerleşmesini, kendi dinlerince kutsal sayılan Kudüs’ün de bir nevi İslam’ın elinden alınmasını isteyen Hristiyan Batı Dünyası da bu işe olur verdi. İsrail’in burada bir devlet kurması, Hristiyanlar açısından, Selahaddin Eyyubi’ye karşı kaybettikleri Kudüs’ün, başlarından def etmek istedikleri Yahudiler aracılığıyla da olsa, Müslümanların elinden tekrar geri alınmasını sağlamaktı. Bunu yaparken de İsrail’i maşa olarak kullanmak, eğer Kudüs için bir acı çekilecekse, bunun İsrailliler tarafından çekilmesi ile, tekrar Kudüs’ü İslamiyet’in elinden almaktı. Yani, Kudüs Müslümanlardan alınsın, ama bunu pek sevmedikleri Yahudiler yapsa da kabul!

Durum, genel hatlarıyla bu tarihi gerçekliğe dayanıyor. Ancak, başka bazı gerçekler de yok değil! Mesela, her toplumda Yahudiler’in aşağılık görülmesi, horlanması meselesi… Zaten Yahudiler de bunun farkındalar ve tüm çabaları, kendilerine bir sığınacak yer yapma arayışlarında gizli! Bu çabaları esnasında da, artık hiç kimseye güvenmiyorlar ve dini kitaplarda bahsedilen, Yahudiler için en acı sona hazırlanıyorlar. Hem Hristiyanlar’da, hem İslami literatürde var olan o durum şöyle bir olgudan bahsediyor: Hristiyanlar ve Müslümanlar, kıyamete yakın bir zamanda birleşecekler ve Yahudiler’e karşı birlikte savaşacaklar! Ben bunun doğruluğunda veya yanlışında değilim, ben bir gerçeklikten bahsediyorum…

Yahudiler’in hepsi, İsrail’in devlet politikasını benimsemiyor, bu birçok konuda ortada! Ancak, onları temsil eden de, İsrail Devleti! Yahudiler, tarihleri boyunca tek hoşgörüyü Türkler’de, gördüler. Bugünkü Amerika’nın yandaşlığının sebebini yukarıda açıklamaya çalıştım. Amerika ve İsrail’in birbirleri ile olan ilişkileri, hiç bir zaman güvene dayanmadı. Karşılıklı çıkar ilişkisi idi. Dünya düzeni değiştikçe ve artık bu ilişkiden alınan zevk tatmin etmemeye başladıkça, bir noktada son bulur. Sömürülmek için Irak ve Afganistan’ın paramparça edildiği Orta Doğu, Rusya ve Türkiye’nin kendine gelerek, biz burdayız, n’oluyor? demeye başlaması ile gerçek stratejik sahiplerini de görmüş oldu. Türkler ve Ruslar, kendi bahçelerinde Amerika’nın otlamasını istemezler, tabiki! Bu yüzden de bu coğrafyada uzun zamandır var olan sorunların çözülmesi lazım gelir.

Batı dünyasının, Türkiye üzerine musallat ettiği, Ermeni Sorunu, Yunan Sorunu, PKK Sorunu gibi sorunlar da, Rusya-Türkiye İşbirliği’yle çözülünce, Rusya’ya karşı Türkiye’ye yavşamaya çalışan Amerika ve takipçileri, İsrail’in kukla devletini bırakacaklar ve hatta kendi elleri ile yıkacaklardır. Tabiki, burada da İsrail Batı’ya cephe alacaktır ve Amerika-İsrail düşmanlığı kaçınılmaz olacaktır. Araplar’la daha iyi anlaşan bir Türkiye’ye karşı, Araplar’la hiç anlaşamamış bir İsrail’i desteklemenin, Amerika açısından bir mantığı var mıdır?

Toplum mühendisliğinde bir numara görülen Yahudi Cemaati, yeni dünya düzenini okuyamıyor. Kendi iyilikleri açısından, durup düşünmeleri lazım, korkularımız bu kadar büyük mü? diye! Aslında çok büyük! Toplum Mühendislerinin kaçırdığı nokta, insan davranışlarının formüle edilemeyeceğidir. İnsanlar, duygu taşırlar ve duygular matematik ve fizik kanunlarından münezzehtir. Hala 3. boyut, 4. boyut fizik kanunları ile hesaplama yapmaya devam edersen ve yaptığın hesaplamanın sağlamasını da aynı kanunlarla yaparsan, işlem doğru çıkar. Ancak, yaptığın işlemin, gerçeklikle ne kadar alakalı olduğunu nasıl anlayacaksın! Ortaçağ’da da papazlar, hükmünü yitirmiş kitaplarıyla, dünya düzdür diyorlardı ve onlara göre doğru çıkıyordu. Eldeki veriler ve yöntem yanlış oldukça, işlem doğru çıksa bile, sonuç gerçeklik‘e uymuyorsa, boşuna kafa ütüledin! Ben, her zaman söylerim, doğru değildir önemli olan, tek idea, gerçektir. Bu arada, İsrail’in kurduğu denklem yanlıştır, bunu bir anda görmek isteyenler yanılır. Çünkü, Tarih kendi zaman ve kahramanını, kendi tayin eder.

Türkler, Yahudilere ahlak dersi verecek tek ve yegane yetkili millettir!

Son günlerde, İsrail ile Türkiye karşı karşıya geliyor! 2010 yılının hemen başını yaşadığımız bu günlerde, İsrailliler kantarın topuzunu kaçırmaya başladılar! Ne oluyorlar da, kendilerini insan sıfatına layık görüp, mazlumların üzerine basıp yükselmeye çalışıyorlar, anlamak mümkün değil!

İsrail, Türkiye’ye ve özellikle de Türk milleti kavramını üzerine basa basa belirterek, Türkler, bize ahlak dersi verecek en son kişilerdir sözüyle ahlaksızlıklarının en üst sapkınlığını gösteriyorlar. Yanılıyorlar! Çünkü, bu cahil şerefsizlerin canını kurtaranlar Türkler olmuşlardır. Bu ahlaksızların, nankör olduklarını bile bile Türkler, 1492’de tüm dünya bunlara yüz çevirmişken, dini dinine ırkı ırkına uymayan bu zavallıları, Türk İmparatorluğu en üstün Türk ahlakı ile sarmalamış ve insan yerine koymuştur. İşte bunlar, Canlarını borçlu oldukları Türklerden, ahlak vaazı alacak ilk topluluktur.

Okumaya devam et “Türkler, Yahudilere ahlak dersi verecek tek ve yegane yetkili millettir!”