>Siyasetin Sosyal Ağlara İlgisi ve Kazanımlar

>

Değişmeyen tek şey, değişimdir sözü hem önemli hem de artık klişe bir ifade olmuştur. Sosyal olguların değişimi ise hem nitel hem nicel olarak çok hızlı oluyor. Son dönemin en sosyal değişimi, sosyal ilişkilerin, sanal sosyal ağlarla giderilmeye başlanması. Ben, birçok insanın aksine, sosyal ağların sosyalleşmek adına faydalı olduğunu düşünüyorum. Özellikle çekingen insanlar, paylaşımda bulunmaya başladılar, internet ortamında. Eskiden bu insanlar, kapalı odalarda, hiç bir şeyden habersiz yaşıyorlardı. Bence sosyal ağlar, yeni bir sosyalleşme biçimi, hepsi bu! Ya bu gelişmelerin ortaya çıkardığı sorunlar mı? Diyorsunuz. O sorunlar, eski sosyalleşme biçimlerinde de vardı, hata yapan her yerde hata yapar.

Yeni sosyalleşme biçimini, siyaset ritüellerine de dahil ettik. Belki bunun Türkiye’deki yansıması biraz kopyacı yaklaşım gibi duruyor, ama bu da önemli bir şey! Sosyal ağ kullanımının siyasilerce kullanımını zihnimizde yer ettiren, Obama‘nın twitter kullanımıydı. Amerika’nın solu olan Demokratların güzel bir görsel kampanyasıydı. Böyle bir şey bizim toplumumuz için ne ifade eder bilinmez ama Amerikan halkı açısından oy vermek için bir sebep olabilir. Bizde de yankı bulacak mı, ilerleyen günlerde göreceğiz. Peki, bizdeki çalışmalar neler?

Referandum sürecinde, daha önce bahsettiğimiz, Akparti’nin blog yarışması vardı. Bence çok zekice oluşturulmuş bir projeydi ve herkesin olumlu tepkisini aldı. Akparti karşıtlarınca kıskanıldığı da aşikar. Çok fazla duyurulmasa da, önemli bir işlev gördü ve Türkiye’de şu ana kadar yapılmış en iyi sanal propaganda idi.

Akparti’nin bu çalışması, tanıtım için paramız yoktu diyerek acıtasyon yapan Chp yönetimine bir cevap olabilir. İnternet üzerinden tanıtım, çok paralı birşey değildir. Yani, yatırdığın paranın kat kat fazlasını görebileceğin en iyi mecra, budur. İnternet’te açacağın bir hesap veya sanal bir çalışma, gazete ve televizyonlara da düşeceği için, bir taşla on kuş vurmak zor değil! Yani, paramız yoktu, tanıtım yapamadık demek, boş bir bahane. Önemli olan kafanı ve imkanları kullanabilme sanatına sahip olmak. Referandum döneminde Kılıçdaroğlu’nun facebook sayfasının aldığı ziyaretler bir gösterge değil mi? Demek ki, çalışılsa yapılır.

Son zamanlarda twitter yazıları ön plana çıkıyor. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’den sonra, Kılıçdaroğlu ve Devlet Bahçeli de twitter hesabı açtı. Bunların içinde ise en fazla yaygarayı, daha ilk dakikalarında Devlet Bahçeli’nin hesabı oldu. Bir çok takipçisi inanmamış olacak ki, Devlet Bahçeli twitter hesabından (twitter.com/dbdevletbahceli) “bu hesabın kendisine ait olduğuna dair” twit yolladı, Genel Merkez’den de açıklama geldi. Yani, Türk siyasetçileri bu işlere yeni yeni el atıyorlar. Sonuçta, hiç bir maddi götürüsü yok, getirisi ise çok büyük. Sosyal Ağ çılgınlığında başa oynayan bir toplum olan Türkler için, bu vaziyetler işlevsel görünüyor. Artık, hiç bir parti, tanıtımını yapmak için bir medya kuruluşuna muhtaç değil! 10 kişilik aklı başında, toplumun nabzını tutabilen personele sahip bir parti, internetin tozunu attırabilir.

Bu sosyal medya kullanımında, hem siyasetçiler hem seçmenler kazandığı gibi, aslında bu hizmeti sunan şirketlerde büyük kazanç içindeler. Bedava işler, insanlar tarafından çok seviliyorlar. Aslında bedava demek, daha büyük kazanç demek. Bunun en güzel örneği de Google. Aynı bilinçle hareket eden facebook ve twitter’da bu işi başarmış durumda. Sosyal ağları kullanarak seçim başarısı yakalamış birinin, bu servislere uygulanacak kapatma cezalarına da olumsuz bakacağı ortada. Bu durum ise, internet sansürü konusunda daha özgürlükçü politikaların uygulanmasını sağlayacaktır. Yani, burada kazanımlar tek yankı değildir. Çünkü, internet denilen şey; soysal, yaşayan, değişen bir ortam. Tabi, kullanmayı bilenlere!