Hala birşeyleri anlayamadık!

Biz 30 senedir Pkk ile uğraşıyoruz. Pkk’nın ne olduğunu anlayamadık ya da anlamak işimize gelmedi. geçmişte nasıl bakılmıştı bu terörist harekete biliyor musunuz?

  • Kenan Evren, bir avuç çapulcu demişti.
  • Milliyetçilerimiz, hepsini öldüreceksin, güneydoğuyu temizleyeceksin demişti.
  • Sosyalizm meraklıları devrimci hareket olarak kucaklamışlardı. (Ne de olsa, “Türkiye sosyalistleri” için, “devlet” yıkılması gereken birşey idi.)
  • Devlet için “bölücü terör örgütü” idi.
  • Genelkurmay başkanlığı için, “laik, demokratik, sosyal bir hukuk devleti”ne tehdit idi.
  • Cumhurbaşkanı olan Süleyman Demirel içinse; “Mücadele kararlılığımızı bir kat daha artırmıştır” klişesini her gün Trt mikrofonlarına söyettiren birşeydi.
  • Ordumuz içinse, kendi topraklarımızdan atmayı beceremediğimiz bir bela idi. Ordumuz, Türkiye sınırları içindeki toprakları tekrara ele geçirmekle meşgul oldu, 1995’e kadar.
  • Milletvekillerimiz içinse; birbirlerini hainlikle suçlamak dışında hiç bir girişimde bulunmadıkları sıradan bir durumdu.

Yıl 2011’in sonlarına gelindiğinde durum şöyle;

  • İstihbaratta beceriksiziz. 30 yıla dayanmış bir örgütün içine ajan sokamamışız yada istihbarat alabiliyor olsak bile bu istihbaratı değerendirip tedbir alacak devlet adamından yoksunuz. Yani, içimizde bir hain var
  • 1993’te 33 erimizi silahsız şekilde pkk’ya teslim edenler, 19 Ekim 2011’de askerimizin mermisiz şekilde hedef olmasını önleyemedi.
  • Ana muhalefet liderimiz, seçimlerden çıkalı daha 4 ay olmuşken, hezimete uğradığı iktidarı istifaya davet etme bahtiyaarlığını(!) yaşattı.
  • Medyamızdaki bazı “danteller” riyakarlıkta sınır tanımaz hale geldiler. (Şehitler verilir verilmez ekrana Türk Bayrağını koyarak reyting yarışına giren TNT kanalı” bu konuda liderliği sürdürüyor.) Riyakarlığa soyunup ilk gün kadın programlarını yayından kaldıranlar, ikinci gün bir yandan anırırken diğer yandan reyting toplamaya giriştiler. (Petek Dinçöz’ün programı örnektir)
  • Sokakları kapatarak Teröre karşı yürüyüş yapanlar, asıl teröre karşı yürüyüşün, Güneydoğuda yapılması gerektiğini kavrayamadılar.
  • Daha Türk askerinin Kuzey Irak’a girip girmediğini bile yabancı Haber Ajanslarından öğrenmeye çalışan Türk Medyası’nın bazı gazeteci müsveddeleri, Erdoğan’ın medya patronlarıyla yaptığı toplantıyı eleştiriyorlar. Siz önce, burnunuzun önündeki olaylardan haberdar olun ki, eleştiri hakkınız olsun. Hala “reuters” haber yapacak diye bekleyen bir medyamız var. Türk istihbarat örgütleri de bizim haber ajanslarımız gibiyseler, vah halimize. O beğenmediğimiz Arapların EL Cezire‘si dünyaya kök söktürüyor. Bizim medyamız ise, GAZETECİLİK OYNUYOR.
  • Ve başını Chpliler’in çektiği milletvekillerimiz; anayasa çalışmalarını sulandırmaya devam ediyorlar.

Pkk’nın, bir terör örgütünden daha fazlası olduğunu kavramış değiliz. Şehit babasından azar yiyen parti liderimiz, sözlerinin arkasında duramıyor.
Sonuç şu: Ölenler bizim ERlerimiz, Öldüren bizim ihmalimiz.

Pkk=Sosyalizm=Faşizm

Öncelikle şunu bilmek gerekiyor; sosyalizm ile komünizm aynı şeyler zanneden çok sayıda insan var ve bu iki kavramı birbiri yerine kullanıp geçenler var. Halbuki “Komünizm” kavram olarak insani bir yönü temsil eder. Sosyalizm ise; siyasi yönü temsil eder. (Anlaşılması açısından eşleştirmek gerekirse; Emperyalizm-Komünizm, Kapitalizm-Sosyalizm olarak yer bulur.) Bu nedenle sosyalizm, her türlü pisliğe bulaşmış bir akımdır, varlığını şiddette görmüştür. Bu bir eleştiri değil, tespit’tir.

stalin, esad, saddam, apo

Sosyalizm, milliyet kardeşliği üzerinde yükselmeyi umarken, milliyet düşmanlığını doğurdu. Dünyanın en faşist lideri kabul edilen Hitler, bir sosyalist’tir. Hitler’in en yakın arkadaşı, Mussolini’dir. İkinci dünya savaşının kan dokuculeri olan Faşistler ve Sosyalistler, aynı yerden doğuyor, büyüyor. Hitler, Lenin, Stalin, Mussolini gibi liderlerin cahil, felsefesiz olduğunu kimse söyleyemez. Özellikle Hitler’in kitabında yer alan fikirlerin isabetliliğine hayran olmamak mümkün değil. Sorun, fikirlerin uygulanma şeklinde çıkıyor. Artık tarih olmaya başlamış Stalin, Lenin, Hitler dönemleri hakkında yargılama yapmak doğru olmaz ama bugünün aktörlerini yargılamak mümkündür. (çünkü o günün şartlarını o gün doğurmuştur, değer yargıları farklıdır. Geçmiş yy’ın bazı siyasi oyunları anlaşılmıştır, ders alınması gereken yeterince malzeme ortadadır. Yani artık bugün, meşruiyeti sorgulanan Esad ve sosyalist olmasına rağmen kapitalist oyuncağı olan Pkklılar, ortamı kavramış olmak zorundadırlar.)

Okumaya devam et “Pkk=Sosyalizm=Faşizm”

Bir Devlet Terör Örgütleriyle Görüşebilir mi?

Devlet, genel ve öz tanımıyla; insanların birbirleriyle ilgili duydukları güvenlik kaygılarını ve temel yaşam gereksinimlerini karşılamak için yine insanların anlaşarak oluşturdukları soyut bir kavramdır. Bu soyut kavram, belirli kurum ve kurullar eliyle somutlaşır. Örneğin, güvenlik mekanizmaları ordu-polis kurumlarıyla somut araçlar haline gelir ve devlet kavramı işleyen bir hal alır.

Devletin vatandaşlarının güvenliğini tehdit eden çok çeşitli sebepler vardır ve bunlar zamanla artar, azalır, kaybolur. Çağımızın en önemli güvenlik sorununun kaynağı, bir devlet veya devletlerin, başka devlet veya devletlere karşı kullandığı terörist organlardır. Terörizm’in bir numaralı besin kaynağı başka bir devlettir. Hiç bir terörist grup, bir devlet desteği olmadan varlığına anlam veremez.

Okumaya devam et “Bir Devlet Terör Örgütleriyle Görüşebilir mi?”