Şark Meselesi’nin 200. Yıl Dönümü

Bugün, akşam saatlerinde Avrupa Parlamentosu, ‘soykırım yalanı’ tasarısını kabul etti.

Çünkü bu yıl, yani 2015, Ermeni Meselesi’nin 100. yılıdır. Büyük politikanın simge safhasıdır.

Bu yaşananların öncü kavramları, Roma İmparatorluğu-Haçlı Seferleri-Şark Meselesidir.

Şark Meselesi; Müslüman Türkler’i, Anadolu’ya sokmamak, Anadolu’da durdurmak, Balkanlardan ve Anadoludan atmak üzerine kuruludur.

Bundan 100 yıl önce, Türkler neredeyse buralardan atılıyordu ki, BECEREMEDİLER.

Nasıl bir cilvedir ki, bu milletin hafızasına kaydolmuş ‘millet-i sadıka’ mertebesindeki Ermeniler, Şark Meselesi’nin en büyük kozu oldular.

Bugün, Avrupa Parlamentosu’nun aldığı ve alacağı kararın ilk imzası, 1815 Viyana Kongresinde atıldı.

Bu yıl, sadece Ermeni Meselesi’nin değil, daha da ilerisinde, Şark Meselesi’nin yıldönümünü yaşıyoruz.

Pkk zulmü, Asala Terörü, Ermeni Meselesi… Hepsi de, 1815 Viyana Kongresinde açılan Şark Meselesi Dosyasına konulan evraklardır.

Yüzer yıllık atlama ile, 2015 yılı, Türkiye’nin başına örülecek çorapların yeni yüzyılına denk geliyor. 1071’in 1000. yılı 2071’e dair planların köşetaşlarını yaşıyoruz. Herşey ortada…

Paskalya, Papa ve Ermeni Sorunu

Hristiyan dünyası, paskalya bayramı kutlamasında. Papa, 1915 Olayları’na binaen yaptığı ayinde, ‘soykırım’ ifadesini kullandı.

Daha geçen hafta, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Vatikan’ın ‘1915 Olayları’na ilişkin duruşu üzerine bir açıklama yapmıştı. Vatikan’ın bunu ‘soykırım olarak nitelemediğine değinmişti.

Bugüne geldiğimizde artık Papa, ‘soykırım’ ifadesini etmiş bulunuyor. Bu açıklamayı örtüştürürsek;

1- Papalık, bir süredir, dünya Hristiyanlarına dair ‘birleştirici’ rol üstleniyor. Özellikle şuanki Papa, Ortodokslar’a yönelik açılımlarından sonra, Küba’ya yaptığı ziyaretle Latinler’i de kapsama alanına aldı ve şimdi de Ermeniler için büyük bir jest yapmış oldu.

2- Burada en önemli nokta, Türk Dışişleri Bakanı’nın, yakın zamanda yaptığı ‘açıklama’. Mevlüt Çavuşoğlu’nun, ‘Vatikan’ın, 1915 Olayları’nı soykırım olarak nitelemediğine’ ilişkin açıklamalarını, niçin dillendirme gereği duyduğunu iyi analiz edebilmek gerekiyor.

Sn. Çavuşoğlu; Papa’nın böyle bir açıklama yapacağını biliyordu ve bir ön almak mı istedi yoksa Papa’nın Hristiyan dünyasıyla ilgili politikasını kullanarak Papa’yı buna mecbur mu bırakmak istedi? İlk ihtimal daha yüksek görünse de, bu ikisinin dışında da sebepler mi var?

1915 Olayları, evriliyor ve hiçbir uluslararası aktör, asla meselenin gerçeğine sadık kalmak niyetinde değil.