>Burada, Günümüz Spor Anlayışına Değiniyorum!

>

Sportif faaliyetler, ülke ekonomisi ve sosyolojisi bakımından önemli bir gerekliliktir. Spor alanlarının her ülke veya halkta farklı gelişmişlik düzeyleri vardır. Ancak, spor tarihine dalacak olursak, günümüzde Olimpiyat Oyunları olarak bildiğimiz oluşumun, ilk sportif hareket olduğunu görürüz. Olimpiyat Oyunları’nın çıkış amacında, günümüz değer yargılarına uymayan amaçlar ve olgular olduğunu görebiliriz belki, ama bu durum Olimpiyatlar’a atfedilen değerleri gölgelemez. Olimpiyat Oyunları’na baktığımızda ise, önem verilenin insan vücudu olduğunu görürüz. Yani, spor demek insan demektir ve spor aktivitelerinin temeli, atletizmdir.

Zaman, herşeye hükmeden üstün bir kavramdır. Değişim, yegane güçtür. Böyle olunca da, sportif algılar ve olgular değişiyor. Özellikle de çılgın tüketim niteliğinin üzerine kurulu bir devir olan günümüzde, spor kavramı maddi getiri ve götürü paralelinde işlem görüyor. Artık, spor kavramı; endüstriyel spor, futbol kavramı; endüstriyel futbol olarak nitelendiriliyor. Bu bilincin ortaya çıkardığı sonuç ise şöyle açıklanabilir. Eskiden, spor yapanlar değerli iken, şimdi spor taraftarlığı öncelikli görülüyor. Bu aslında insan zihinlerine dayatılan bir durum! Çünkü, insanların para harcaması isteniyor ve spor türlerine bu doğrultuda önem veriliyor. Futbol özelinde ele alırsak; yapılan yatırımlar, taraftar oluşturmak üzerine kurulu gereksiz yorumlar bunun göstergesi! Futbol üzerine yapılan herşey ama herşey, insanları spora meraklandırma amaçlı değil! Tamamen ürün satımına odaklı kurgular. Transfer haberleri üzerine çıkartılan gazeteler, maç keyfine odaklı LCD tv kampanyaları, fikirleri beş para etmeyen dünyadan kopuk kişilerin spor yazarlığı ünvanı ile milyonlar kazanması bunun bariz örneğidir. Aslında bu durum normal, ben işin burasında değilim…

Ben, bazı durumların etik olarak desteklenmesi gerektiğine inanıyorum. Futbolun, sadece futbol olmadığını, bu yüzden savaşlar çıktığını da biliyorum. Türkiye’de bir kaç haftadan beridir önemli sportif faaliyetler var. Öncelikli olarak, Türkiye Formula 1 yarışıyla başlayan, ardından Dünya Okçuluk Kupası ve Cezmi Or Atletizm Yarışmaları ile devam eden önemli spor aktiviteleri var. Belki daha neler var spor faaliyetleri olarak, ama bunları göremiyoruz, haberlerini alamıyoruz. Benim sitemim burada! Futbol ve Dünya Kupası’nın tüm dünyadaki reytinginden haberdarım. Ancak, diğer sporların da, halkın ilgisini çekmese bile, entellektüel yaşamın temsilcisi olan basın-medya tarafından, halka bir miktar enjekte edilmesinin bir etik gereklilik olduğunu düşünüyorum. Tek düze fikirlerden kurtulacak, herhangi bir sporla ilgili sohbet ederken kafasının dikine gitmeyecek toplum bireyleri için, artık futbol basınına dönüşmüş olan spor basınımızın, kendi ülkemizde yapılmakta olan aktivitelere bari, biraz ilgili olmasını istiyorum.

Sportif anlamda gündemi takip eden, dünyadan haberdar bir sosyal ortam için, halkın bir uğraşısı olmaz. Halkın belirli fikri olgunluğa ulaşmasını sağlamak (eğer isteniyorsa tabiki?), medyanın görevidir. Bu görevi; basında görev edinen muhabirler ve kendilerini akil adam gören köşe yazarları yapmazlar ise; bu köşe yazarlarının biz adam olmayız deme hakları da olmaz!

İkide bir, adam olmayız muhabeti yapmak istemiyorsak, halk ise okumuyor ve araştırmıyorsa, medya dediğimiz kurumlar bir görev üstlenmelidirler. Burada, medyanın görevi insanları eğitmek değildir ki! diyenler olacaktır. Hayır, medya insanları eğitir. Eğer böyle bir görevlerinin olmadığını düşünüyorlarsa, o halde insanları da eleştirmeye hakları yok! Eğer hepimiz aynı gemide isek, aynı limana varmayı hedef edinmişsek, toplumumuzun biryerlere ulaşmasını istiyorsak, hadi kültürden nefret eden bir halkımız var ise, en azından sporda bari, bilinçli bir halk için çabalayalım. Dünya Kupası yayınlamakla, sporcu yetiştiremeyiz. Alternatif Sporlar olarak görülen sporları yayınlar ve ilgi çekebilirsek, hem sporcular yetişir, hem de spor yayınlarında yabancı şirket reklamları yerine kendi şirketlerimizin reklamlarını görürüz ve sponsorluk bilincimiz gelişir. Bu da uzun vadede, ülkemizin iktisadi hayatına etki eder. Hıncal Uluç ve benzerlerinin spor yorumları(!), bu ülkeye hiç bir fayda getirmez. Spor basını, bu halkı, birkaç gevezenin eline mecbur etmesin! Ben, bir değineyim, dedim.

Şiirlerim – İlkokul Arkadaşları (isimsiz 3)

Yine bir yelken açıldı, sabaha…
Ne kaldı ki, şunun şurasında!
Yıllar verdiğimiz çocukluğa…
Özlemime sebep sizlersiniz, ilkokul arkadaşları!..

Tv’de Edip Akbayram şu an!
Arkadaşlığımızdı, asıl 100 puan…
Maziden gelen yaşlara!
Sebep sizlersiniz, ilkokul arkadaşları…

Dağım dağım dağılıyor bulutlar…
Sanki, tesbihe dizili hayatlar!
Hep beraber büyüyoruz!
Birbirimizi unuttuk, ilkokul arkadaşları…

Üçgenin iç açılarının ne önemi var!
Unuturuz zaten bir sonraki yazılıya kadar…
Görüşemesek bile, gaibten de olsa!
Bir selam gönderin, ilkokul arkadaşları…
27 Ağustos, 2009, 03:52