Yemen sorunu ve Arap Ordusu projesi

Yemen Meselesi sonrası,Suudi Arabistan ve diger Arap ülkeleri birleşip bir anda meseleye el koydular. Savaş makinelerinden komuta kademesine kadar her varlıkları Amerikan kontrolünde olan bu arkadaşların, bu operasyonu kendi inisiyatifleriyle yapmadıklarından emin olabiliriz.

Bu bir anda ortaya çıkan birliktelik önemli bir atılım sağlayacak. Zaten ismini koydular: bir süredir iddiası gündemde olan Arap Ordusu kuracaklar. Bu Arap Ordusu fikrinin de birilerinden -bu amerika’dan başkası değildir- çıktığı kesin. Sisi’nin de içinde olduğu bir projeden ne beklenebilir ki. 6 Arap devletinin aldığı ağır yenilgi hala hafızalardayken, en ufak bir teknolojik gelişmesi olmayan bu ülkelerin kıytırıktan ordu kurmaları ne anlama gelir?

1- Amerika, İran ile yeni bir dönem başlatırken, eski metresi Suudilerin de rahatsızlıklarını gidermek için, Yemen’de mezhepçilik üzerinden şia karşıtı destek veriyor.

2- Arap Ordusu kurulursa da, Amerika için yeni bir silah satışı alanı açılacak. Böylece Suudiler’in hem maddi hem manevi bağlılıkları garanti edilecek.

3- Arap Ordusu oluşumu, olası bir İslam ordusu veya İslam güç teşekkülü için de bir ön alma olacak. bu ordu, diğer bir İslam unsuru olan İran için ideolojik karşıtlık içermiş oluyor. Arap ismi kullanımı da rastgele bir seçim değil, Fars-Türk-Pak kavramlarını da dışlayan bir aklın ürünü oldu.

4- Yemen sorunu ve ardından gelen Arap Ordusu oluşumu, Hem İslam coğrafyası olan Ortadoğu’yu tekrar ateşe atarken, batı için büyük gelir kaynağı, mezhepçi iki grubun da ağızlarına bal çalmak oluyor.

Arapların kuracakları bu ordu, müslümanlar dışında hiç kimseye etki etmez.

Müslümanlar’ın bu alçak oyunlardan kurtulması, bir devletin, zorakide olsa işlere el koyabilmesinden geçiyor. Çünkü bu kadar parçalı bir yapı ve meziyetsiz yöneticilerin bir araya gelip bu oyunları bozması mümkün görünmüyor. bu kadar açık olan bu oyunlar, aptallıkları tescilli müslüman(!) liderlerle bozulamaz.

Türkiye’de büyük bir kesim algılamakta zorlansa da, Kimse gocunmasın, bu işlerin çözümü Türkiye’nin dirilişinden geçiyor. bu tarihin ortaya koyduğu bir gerçek. Bu bir devlet geleneği meselesidir ve Selçuklunun, Osmanlının bir mirasıdır. Bu da mutlaka gerçekleşecektir, yaşamak için başka ihtimal yok.