>Motorlu seyahatler için, alternatif gezi rotası

>

Turizm, sadece kumsalda güneşlenmek değildir. Aslında turizm, tura çıkmaktır. Bir haftalık tatile çıkıp da, o bir haftayı aynı kumsalda heba etmek değildir. Her yıl aynı mekana takılmak hiç değildir. Turizm’in özünde, yeni yerler, insanlar, ortamlar keşfetmek ve yaşamak vardır. İşte, belki herkese hitap etmese de, gerçekten zevkli bir tur için önerimiz; Motorsikletle yapılacak bir gezi…

Motorlarla yapılacak bir gezi, motorunuzun cinsine, tekli veya grup olmanıza, güzergah seçimine bağlı olarak değişiklik gösterir ve bu durumlara uygun tedbir ve hazırlık gerektirir. Zaten, motorlu gezilere birçok kişinin sıcak bakmadığını bildiğimden, bu yazımdaki hedef kitlem, motorla haşır neşir olanlar ve motor meraklılarıdır. Zaten bir motor emektarı, yola çıkma koşullarından haberdardır, o nedenle teknik konulara değinmeyip, asıl maksadıma geçeceğim.

Asıl maksadım, motorla gezmekten hoşlanan biri iseniz, sizlere alternatif bir güzergah önermek. Daha önce bu güzergahta bir seyahatiniz olmuş olabilir, çünkü önereceğim rota motorsiklet severler tarafından çok sevilen ve ziyaret edilen bir tur. Eğer farklı bir seyahat istiyorsanız bu rotayı mutlaka deneyiniz!

Motor severlerin çok övdüğü, doğa ile motorsikletlerin muhteşem dansının, insanoğlunu çıldırttığı bir coğrafyadır; Torosların Akdenize bakan yamaçlarında yapılacak bir gezi… Evet, bahsettiğim mekan, Mersin ile Antalya arasındaki uzunca bir coğrafya. Mersin’den ya da Antalya’dan başlayacağınız böyle bir motorsiklet gezisi, sizin için gerçekten de zevkli, heyecanlı geçecektir. Yolların kıvrımları, yokuşlar ve inişler, kızıl çam gölgeleri, kekik kokuları, sessizlik ve yol boyunca tüm haşmeti ile size eşlik edecek olan Akdeniz… Yol boyunca motorunuzun gücünü hissedeceğiniz, farklı yerleşim mekanlarında duraklayıp lezzetler tadacağınız, yol üzerinde tarihi mekanlar göreceğiniz ve fotoğraf makinenizi daha fazla seveceğiniz bir tur için; Mersin, Silifke, Anamur, Gazipaşa, Alanya güzergahını takip edin! Tabiki, motorunuzla birlikte… Ne dedik, motorsikletle yapacağınız bir seyahat için, alternatif güzergah…

Yol olarak, otoban beklemeyin, zaten motorsiklet seyyahı olanlar, düzgün yol sevmezler. Doğa ve motorun güzelliklerini görmek isterler. Ara sıra toprak yollara dalmak, deniz ve dağın arasında yol almak ve bazen de bir ovanın ortasında yalnız başına uzaklaşıp gitmek ister, motor tutkunları… Kısaca, terlemek ister motorcular… İşte böyle bir tur istiyorsanız, Mersin-Anamur-Alanya güzergahı, sizler için biçilmiş kaftan…

Alternatif geziler, insanı rutinden kurtarıp enerji ile doldurur. Adrenalin için iki zıt varlık olan doğa ve motor‘un buluşması gerekir. İşte motorsikletler bunun için varlar ve iddia ediyorum, motorsiklet ile yapılacak bir doğa gezisi için, Torosların sırtında Akdeniz’e düşmemek için tutunan yollar, birebir. Motorsiklet sürücülerine saygılı bir trafik, motorsikletle içiçe yaşayan insanlar, deniz-dağ-tarih bütünlüğü içinde bir turizm için, size alternatif bir rota önerdim. Umarım faydalı bir öneri yapmış olurum… Hayırlı seyahatler!

Beyşehir Eşrefoğlu Camii’nden, bilgiler ve görüntüler

Eşrefoğlu Camii Mimari Özellikleri

Eşrefoğlu Camii, Anadolu’daki ahşap direkli camilerin en büyüğü ve orijinalidir. Eşrefoğlu Camisi?nin Sahip Ata Camisi?nden ilham alınarak yapıldığı ve yapıldıktan sonra Beyşehir yöresindeki diğer bazı camilere örnek teşkil ettiği ifade edilmektedir . Eser?in günümüz Türkçesi ile yazılı bulunan kitabesinde; ? 1296-1299 yılları arasında, Eşrefoğlu Süleyman Bey tarafından yaptırılmıştır. Anadolu?da ağaç çatı ve direkli düz tavanlı ulu camilaeri en büyüğü ve en görkemlisidir. Üstün ağaç ve çini işçiliği yönünden bir Türk ağaç cami müzesi gibidir? ifadesi yer almaktadır. Orta Asya’da Semerkant, Buhara gibi eski Türkistan şehirlerinde yer alan ağaç direkli camilerin ülkemizdeki bir örneği olan Eşrefoğlu Camii, çok sayıda ahşap sütun üzerinde yükselir. Yüzyıllar boyu kış aylarında camiinin damındaki kar, çatının ortasındaki boşluktan ortadaki havuza atılmış ve ortamı nemlendirerek yakılan sobalardan ötürü ahşap sütunların çatlayıp kurumasını engellemiştir. 1965 yılında karlığın üstü camla kapatılmış ve işlevini yitirmiştir.

Cami, Eşrefoğlu Süleyman Bey tarafından yaptırılmasına rağmen Selçuklu ahşap camilerinin ve Selçuklu sanat üslubunun izlerini devam ettirmektedir . Bu da kendi içinde önemli bir bütünlük arzeden Türk-İslam Medeniyeti açısından çok doğal bir sonuçtur.

Okumaya devam et “Beyşehir Eşrefoğlu Camii’nden, bilgiler ve görüntüler”

Türkler, alternatif seyahat bilinci ve gezilecek yerler

Türk toplumu gezgin bir toplum! Göçebe kültür özelliklerine sahip olduğumuz söylenir ve dünyaya yayılmış olmak da, bunu doğruluyor. Yeni yerler görmek ve yerleşmek, bu halkın yaşam tarzı… Ancak dünya nüfusu arttıkça ve yeni siyasi şartlardan dolayı artık, bir ülkeye sahip olmak ve hayatını orada sürdürmek zorunluluk olmakta! En son Türk göçü ise, 1960-70’li yıllarda, Almanya’ya yönelik görüldü. Yani bizler hep göçüyoruz.

Bizler yakın devirlerimizde ise, çektiğimiz uzun zamanların savaş acılarından olsa gerek, eğlenceye önem veremedik. Ne kendi çevremizi ne ülkemizi doğru dürüst tanıyabildik… Bu durum maddi sorunları da tam olarak göstermez. Zenginlerimiz de, gezi-seyahatten bir şey anlamıyorlar. Dinlenme ve eğlence, tatil olarak görülüyor; tatil ise deniz, bayram izni, paralı genç kuşak için bar-disco olarak görülüyor. Yani bilinç bulanıklığı her alanda olduğu gibi, eğlenme gereksinimlerimizi de ele geçirmiş durumda!

Zamanın olanak ve olanaksızlığı ile uğraşmış olan ve seyyahımız diye övündüğümüz Evliya Çelebi, bu halkın da içinde var olan muhteşem bir tutkunun ifadesi değil midir? Yeni dünya şartları dünyayı küçültürken, insanların ufkunu da küçültüyor galiba!

Peki, gezmek ve modern seyyah olmak için neler önerilebilir? Şunlar yapılabilir, mesela! Bir araba ya da en iyisi bir motorsiklet ile şehir turu yapılabilir, daha da ilerisi bir Türkiye bölge turu yapılabilir! Bunun için bir Toroslar turu, bir Karadeniz turu, bir kıyı turu yapılabilir… Tabi bunu herkesin yapması mümkün değil, ancak her ay Avrupa’nın bilindik betonarme yollarını arşınlayan negatif (yatırım yapmayan, faiz yiyen) zengin kesimlerimiz, sanal değil de gerçek bir mutluluk için böyle gezilere çıkabilirler. Bu toprakları tanıyabilirler, gidemeyenlere de bir miktar yardımları olacak, gezi siteleri ve kitap-broşürleriyle kültürel bir sosyal sorumluluk gerçekleştirebilirler. Hani şu sosyal sorumluluktan dem vurup da, bunu reklam aracı haline getiren şirketlerimiz var ya, işte onlar gibi!

Şimdilik burada bitirelim! Eğer sizlerin de bu konuda söyleyebileceği birşeyler varsa, lütfen çekinmeden yorumlarınızda belirtin! Kendi kentiniz, ilçeniz, köyünüz varsa ve orada herhangi bir doğal, tarihi zenginlikler veya bir sosyal tesis varsa onu da belirtebilirsiniz… Belki ülkemiz adına bir fayda sağlamış oluruz! Hayırlı seyahatler!