Türk Futboluna 70’lik sponsor!

Türk Futbolunun gidişatını beğenmeyen bir şirket, Türkiyedeki müşterilerinin derin, engin ve büyük desteklerini de arkalarında hissederek, Türk Futbolu’na sponsor olacaklarını açıkladı.

Türk Futbolunun iç karartıcı, başarısız durumunu görenler hemen kollarını sıvadılar. Geçen geceki derbide ilk icraatına başlayan oluşum oldukça büyük ses getirdi. Türk futbolunun güzel oyun, etik taraftarlık, zihni dolu izleyici oluşturamayacağı, boşuna böyle bir çabaya girilmemesi gerektiği; bu nedenle şu an gidilmekte olunan yola daha da önem verilerek, işin çığırından çıkarılarak, dünya futbolunda saldırgan taraftarlık, oyundan ziyade oyun içinde oynanan oyun ve bilimum bu tip alanlarda yer edinilmesi için çalışmalar başlatıldı. Bununla ilgili projenin ilk ayağı da böylece gerçekleştirilmiş oldu.

Türk Futbolu Ahlak Sponsorluğu’nu elde eden bu oluşum, derbi maçı esnasında en yüksek rütbelilerin locasından ilk eylemini yaptı. Daha sonra şöyle bir açıklama yapıldı: “Türk taraftarlar, içip içip gelsinler, ama evlerinde tuvalete gitmesinler, çünkü buraya gelip maçın içine sıçmaları gerekiyor. Ne kadar küfür biliyorlar ve ne kadar kafa bulabiliyorlarsa, çok iyi olur. Stada girişte yanlarında herşeyi getirebileceklerini, derbi gecesi gösterdik. Korkmasınlar, önce bir kaç yudum alsınlar, sonra şeytanın gücü adına diye bağırsınlar. Bu şekilde, bir süre sonra dünya futbolunda ses getireceğimize inanıyoruz. Madem, sahada futbol oynayarak olmuyor, en azından holiganlıkta bari biryerlere gelelim. Tüm taraftarlarımıza çağırıyoruz ve garanti veriyoruz ki, bu işe gönül koyarsak; çok kısa bir süre de hem kendimizi hem Türk Futbolunu çığırından çıkarabilir ve hak ettiğimiz yere ulaşabiliriz. Kurucumuz Atatürk’ün söylediği; “Ben sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını severim” ve “Türk milleti çalışkandır, Türk milleti zekidir” sözlerinin bizler için uygun olmadığını düşünüyoruz, onlar eskidendi”.

Şiirlerim – Kimin Ne Mal Olduğunu Biliyorum!

Mesele, terörü temizlemek değil yeğen…
Asıl mesele, anası belli babası yüzellileri temizlemek!

Dershaneye giderek herkes sınav kazanır bu dünyada…
Etik olan kopya çekmeden geçmektir, asıl sınav öbür dünyada!

Herkes milliyetçidir, çardaktan çıkarken…
Herşey bitmiştir, hak tarlasına daldığında!

Önce selam veriyorlar, çıkarcıdır bunlar…
Yemin billah ederler, görmedik derler, gariban hakkı yerler!

Biz biliriz; yerimizi, ar’ımızı…
Milliyetçi takılıp da, böldürmeyiz yurdumuzu!

Şehit ararsan, bak İstiklal Harbimiz’e…
Onlar, kul hakkı yiyerek değil, kuru ekmek yiyerek armağan ettiler, bu vatanı bize!

Hey, sen!
Torpilliysen dayından,
Tozu dumana katıyorsan havandan,
Fikrinle değil, ağzınla konuşuyorsan,
Sen, hainsin!

Tek başına direniyorsan,
Eleştirini, yaşayarak gösteriyorsan,
Hak hukuk gözetip, adaleti savunuyorsan,
Ben’densin!
30 Nisan, 2010, 00:07

Türkler, Yahudilere ahlak dersi verecek tek ve yegane yetkili millettir!

Son günlerde, İsrail ile Türkiye karşı karşıya geliyor! 2010 yılının hemen başını yaşadığımız bu günlerde, İsrailliler kantarın topuzunu kaçırmaya başladılar! Ne oluyorlar da, kendilerini insan sıfatına layık görüp, mazlumların üzerine basıp yükselmeye çalışıyorlar, anlamak mümkün değil!

İsrail, Türkiye’ye ve özellikle de Türk milleti kavramını üzerine basa basa belirterek, Türkler, bize ahlak dersi verecek en son kişilerdir sözüyle ahlaksızlıklarının en üst sapkınlığını gösteriyorlar. Yanılıyorlar! Çünkü, bu cahil şerefsizlerin canını kurtaranlar Türkler olmuşlardır. Bu ahlaksızların, nankör olduklarını bile bile Türkler, 1492’de tüm dünya bunlara yüz çevirmişken, dini dinine ırkı ırkına uymayan bu zavallıları, Türk İmparatorluğu en üstün Türk ahlakı ile sarmalamış ve insan yerine koymuştur. İşte bunlar, Canlarını borçlu oldukları Türklerden, ahlak vaazı alacak ilk topluluktur.

Okumaya devam et “Türkler, Yahudilere ahlak dersi verecek tek ve yegane yetkili millettir!”

Akılsız insanlara, hayvan haklarını anlatmak mümkün değil!

Hayvanlar, insanların hep dostu olarak geldi bugünlere! Eski insan toplulukları hayvanları hem yiyordu, hem hizmetçi olarak kullanıyordu. Sadece hayvanları mı? Hayır, insan insanı bile kullandı, adına kul-köle dedi! Yazık, hem de çok yazık… Bu ilk insanlarda bu kadar ahlaksızca değildi. İlk insanlar, gereklilikten avlandılar. Beslenmek amaçlı idi, yani bir can giderken yeni bir canın devamı için, avcılık yapıldı.

Sonra yıllar geçti ve insanlar, hak hukuktan bahsetmeye başladılar. Medeniyet denilen bir ortam kurdular, şimdi ise modernizm safsatasına girdiler. İnsan hakları gibi, en sadık dostların hakkını da yediler, utanmadan…

Bu konuda, bugünlerde MTVTürkiye‘de bir reklam yayınlanıyor. Reklam’ın konusu şu şekilde işleniyor; Bir çocuk, sokakta tek başına kalıyor. Bazı insanlar korkutuyor, tekme sallıyorlar; bazıları üstüne su döküyorlar, bazıları üzerine araba sürüyorlar. Böyle devam ederken, çocuk çöplere yakınlaşıyor, daha sonra çöplerin yanındaki bir karton kutunun içine giriyor. Sonra kamera yakınlaşıyor yakınlaşıyor ve orada bir masum köpek! Video çok güzel çekilmiş ve konusu da çok dokunaklı, tabi ki aklı olana! Kısaca; bir köpeğin başından geçenler, bir çocuğun başından geçiyor şekilde anlatılmış ve video’nun sonunda, “adil davranılması” istenerek, gerçeğe parmak basılıyor.

…Ve video’yu yayınlayan kuruluş olarak; HAYTAP (Hayvan Hakları Federasyonu) belirtiliyor. Web sitesine girildiğinde ciddi gibi görünüyor bu kuruluş, ama bekleyip görmek lazım! Çünkü daha önce böyle fikirlerle ortaya çıkıp daha sonra kendi menfaatlerine dönenler vardı. Umarım bu kez hayvanlar, gerçekten haklarını savunan bir platforma gerçekten kavuşurlar. Evlerde hapsedilen ve genetiği değiştirilmiş hayvanlara karşı da tavır alabilen bir kuruluş olurlar inşallah! Bekleyip görmek lazım…

Üslup nedir, neden değerlidir?

İnsanoğlu, yaşamın anlamını kavradığından beri, “hele, ben şunu başkasına da anlatayım!” diyerek, başlamış inlemeye-tıslamaya ve konuşmaya başlamış! Öyle hoşuna gitmiş ki bu, durdurabilene aşkolsun! Hatta öyle bir seviyeye gelmiş ki, artık Söz gümüşse, sükut altındır dedirtecek duruma gelinmiş!

Zaman gelmiş, sırf konuşarak para kazanır olmuş, artık ağzına ne gelirse söyleyip çevresinde sevilmeyen konuma düşmüş ve bunu da yine, aklına ne gelirse söyleyerek aşmaya çalışmıştır. Bir süre sonra, düşünce alt yapısı, çenesinin hızına yetişemez olunca, başlamış insanların kutsiyetlerini ağzına dolayıp onları utandırmaya… Başka düşünce arızalı insanlar da buna destek verince, dedikodu denilen eğlenme biçimi ortaya çıkmış ve artık bunu bir meslek haline getirip hayatlarının merkezine koymuşlar.

Peki, iniltiden gevezeliğe yükselen insanoğlu, burada durur mu? Durmaz, tabi! Artık ortamlarda fark yaratmak, karşısındaki dedikodu arkadaşlarının üzerine çıkması gerek! Zaten dilin de kemiği yok, başlamış hakaretlere, küfürlere… Bakmış ki, bir hayli işe yarıyor, devam etmiş küfre, ağzında küçük dili görünene kadar!

Okumaya devam et “Üslup nedir, neden değerlidir?”