Hakkında

asasi Bu blog, Tarih ve Felsefe’nin, bilimadamı denilen düşünmeyi erdem değil de, meslek görenlere bırakılamayacak kadar üstün kavramlar olduğunu anlatmak üzere kurulmuş bir çığlıktır. Sessizliğin muhalif gücüne inanırken, en yüce sözlerin gerçeği haykırdığını bilir. Bu blog, doğrunun değil, gerçeğin değerli ve mutlak olduğuna inanır. Dünya’da ölümden başka hiç bir olgunun garanti olmadığına inanır, gerçeği yaşamanın; bir haykırış ve başkalarınca aşağılanma bedelini ödemeyi gerektirdiğini bilir.

İnsanların, kendilerinin de hiç bir zaman anlayamayacakları kadar, değerli yaratıldıklarını; ancak bu kadar medeniyetten dem vurup da, birbirleriyle savaşmaya devam edecek kadar ilkel olduklarını bilir. Hayvan, bitki ve diğer tüm varlıkların insanlara bir emanet olduğuna inanır, bunun farkında olmayan insanların bir alçak olduğunu ifade etmeyi kendine borç sayar. Bu blog, düşünceye önem verene değer verir! Eleştiriyi çene ile değil, yaşayarak ortaya koyma gereğini söyler, İskender’e minnet etmeyen Diogenes’e hayranlık duyar, sözün satın alınabileceğini, ama düşüncenin kişiden alınamayacağını bilir…

…devam edebilir!..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir