Silah sistemleri: Gıdai silahlar

Gıda sektörü, insanlar için asla vazgeçilemez bir sektör. Çünkü insanlar beslenmek zorunda. En temel dürtü beslenme dürtüsü. Tarihi olayların temel gerekçesi ekonomiktir, ekonominin temeli ihtiyaçlar içindeki beslenmedir. Güçlü bir toplum, beslenme alanını sağlam tutmak zorundadır.

Dünyada, açlık ve kıtlık çeken ülkelerin, hiç bir alanda kendilerini savunmaları ve ilerlemeleri mümkün değildir. En güçlü, süper güç olan toplumların da en ciddi sorunları beslenme arz-talep dengesinin sürekli doyumda tutulmasıdır. Gelişmiş ülkelerdeki en küçük besin bulma sorunu, bir toplumsal soruna dönüşebilmekte ve sonucunda kaos ortaya çıkmaktadır. Bu beslenme talebinin sürekliliği için de ambalajlı gıda teknolojileri geliştirilmek zorunda kalınmıştır. Herhangi bir batı ülkesinde, herhangi bir besin ürününün marketlerde bulunamaması olasılığı, bu hükümetlerce, ciddiyeten üzerinde durulan bir konudur.

Gelişmemiş ülkeler ve ambargoya maruz bırakılan ülkeler, gıda silahının testlerinin yapıldığı ülkelerdir. Açlık çeken ülkelerin sosyolojik durumu, batılı ve özellikle Birleşmiş Milletler’in kabadayıları için, bir laboratuvar ortamıdır. Gıda-ilaç ambargosu, bir silah olarak kullanılarak, ülkeler dize getirilmeye çalışılmaktadır.

Gıda ürünlerinin silah olarak kullanılması, çok değişik şekillerde uygulanmaktadır. Bunda en başlıca tartışılanı, GDO olarak bilinen şeklidir. Bu biyo-teknolojik alan, bir çok alt maddeye ayrılır. En tehlikeli olanı belki de, tohum vermeyen (döl vermeyen) tohum teknolojisidir. Her yıl ürün kaldırabilmek için, bir şirketten tohum almak ve bunun için bir servet ödemek zorunda kalınacaktır.

Bir diğer gıda silahı, düşük kalorili yiyeceklerle, toplumlar üzerinde baskı oluşturmaktır. Özellikle ambargo altındaki ülkeler için geçerli olan bu durumda, şeklen yardımlar yapılıyor görünmekle birlikte, o toplumun besin eksikliği yaşamasına neden okunmaktadır. Aynı tekniklerle, aşırı kalorili gıdalar, tek yönlü besin takviyeleri de uygulanarak, insanların beslenme dengeleri bozulmaktadır.

Bir diğer gıda silahı da, besinler içine yerleştirilen ajanlardır. Bir kitle imha silahı gibi çalışan bu teknikte de, bir toplum üzerinde, belli ürünlere yerleştirilen ajanlarla, toplumlar yavaş yavaş zehirlenmekte, sağlık giderleri artmakta, zihnen ve bedenen güçsüz bırakılmış toplumlar oluşturulmaya çalışılmaktadır.

Görüldüğü üzere, gıda sektörü de, çağdaş insanlık düzeyinde(!) silah olarak kullanılmaktadır. Bunu geleneksel bilinçle anlamak zordur. Zamanın ruhunu kavradığın zaman, artık savaşların metal nesnelerden daha ileri silah sistemleriyle yapıldığını anlamaktayız.

İnsan olmaktan kaynaklanan temel haklar, İnsan Hakları savunucusu ülkelerin bizzat uyguladığı gıda terörizmi ile çiğnenmektedir. Bu durum da, Silah Sistemleri içine, Gıda Silahları‘nı da sokmaktadır. Hiç bir alanı boş bırakmayan bu yeni dünya düzeni, Gıdai Silah Sistemleri‘ni de geliştirmenin peşindedir. Türkiye, tedbirini almak zorundadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir