Esad’ın, Erdoğan’ı haklı çıkaran yorumu

Beşar Esad, kritik zamanlar geçiriyor. Bu zamana kadar yaşadığı rahat politik atmosferin tekmesini yiyor. Bunca zaman boşa geçen vaktinde uğraşmadığı demokrasiye geçme çalışmalarını, mecburi ve acılı yapmak zorunda kalıyor. Elbette demokrasiye geçmek çok kolay değil. Mutlaka sancılar çekilecek, reformlar iki ileri bir geri ortaya konacak, tutan olacak tutmayan olacak; ama olacak.

türkiye, suriye

Bu süreçte Türkiye’nin tecrübeleri ve koruyuculuğu, Suriye için bir şans. Suriye’yi tehlikeler karşısında kollayacak tek ülke Türkiye. Bunun nedeni de; Başbakan Erdoğan’ın “Suriye bizim iç işimizdir” sözünde saklı.

Suriye, Türkiye’nin iç işi denildiğinde bunu anlayamayanlar olacaktır. Aslında bu iç iş meselesi sadece Suriye ile de sınırı değildir, ama orasını boşverelim. Şunu söylemek yeterince açıklayıcı olacaktır: Lider toplumlar vardır, lider olmadıkça huzur bulamazlar. Bu toplumların meseleleri, siyasi sınırlarının çok ötesindedir. Türkler de bu toplumlardan biridir; göstergesi de tarihi geçmişindeki varlık emareleridir. Hunlar, Göktürkler, Selçuklular, Osmanlılar ve Türkiye aynı toplumun aynı siyasi teşkilatlarıdır; fark hükmeden hanedanlardadır. Ancak bu toplumun görevi hiç değişmez; “Medeniyetini Cihanşümul Yapmak”.

Türkler, Suriye topraklarında Abbasiler zamanından beridir varlar. “Avasım” şehrinden beridir bu topraklarda Türk-İslam teşkilatı var. Aradan geçen zamanı şöyle bir düşünürsek, artık biz istemesek de, bu topraklar bizim meselemiz. 20.yy’ın başlarında bu topraklar bizlerden koparılırken, bizden onay alınmadı; Suriye’yi sulayan su Anadolu’dan başlar. Dediğimi anlamışsınızdır.

Esad’ın söylediği bir söz vardı ki, aslında tehdit etmek isterken, bir gerçeği dile getirdi. Erdoğan’ın sözünü, Esad istemese de doğrulamış oldu. Esad; “Türkiye’nin Suriye’yle aynı siyasi, ekonomik ve mezhepsel yapıyı paylaştığını, dolayısıyla aynı durumla karşı karşıya olduğunu” belirtti (1). Farkında mısınız? Eğer “aynı siyasi, ekonomik ve mezhepsel yapıyı” paylaşıyorsak ve aynı durumla karşı karşıya isek, Suriye iç işimiz değil midir? Ben şunları da ekleyeyim; aynı mimari, tarihi, demografik ve gelecek unsurları da, paylaşıyoruz. Yani aslında aynıyız, bunu Esad dahi itiraf etmiş oldu. Sonuç şu: muhalefet partilerimiz bu na katılmasalar da, başbakan Erdoğan haklı…

Esad’ın, bildiği ama görmek istemediği bir durum daha var. Türkiye’nin iktidarı meşru bir iktidardır, halkın reyi ile yönetime gelmiştir, halkın kararı ile de iktidarı terkedecektir. Peki ya Esad’ın iktidarı? Suriye devletinin sınırlarını cetvelle çizen kimdir? Esad ailesi iktidarı kimden, nasıl almıştır? İktdarının sorgulandığı şu günlerde, halkına karşı meşru bir belge gösterebilmekte midir?

1) http://www.ntvmsnbc.com/id/25286786

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir