İki büyük partinin, iki en büyük projesi’nin analizi

Bu konu hakkında bir yazı yazmayı planliyordum, vakit bulamamıştım. Habip arkadaşımızın eleştirisi üzerine, hem planladığım yazıyı hem de konuyla örtüştüğü için eleştiriye karşılık bilgi ve fikirlerimi paylaşmak istedim. İki büyük partinin en büyük projelerini karşılaştırıp, Türkiye ekonomisine etkilerini ele alacağım.

Her aile’ye 600tl beleş para

Önce Kılıçdaroğlu’nun projesine bakalım: her yoksul aileye 600 ile 1200 tl beleş para vaadi.

  • Hesap uzmanlığıyla övünen Kılıçdaroğlu öyle hesapsız bir vaat veriyor ki, bu projenin Türkiye ekonomisine zararı çok büyük olur, niçin mi?
  • Akparti’yi, kömür, makarna, beyaz eşya dağıtmakla suçlayıp “sadaka kültürü” ile eleştiren Kılıçdaroğlu, daha vahim bir proje ile ortaya çıkıp herkesi beleşçiliğe alıştırmaya kararlı görünüyor.
  • Bir öğretmen’in çalışıp çabalayarak 2000tl kazandığını varsayarsak, diğer aile yattığı yerden, hiç üretimde bulunmadan 600tl’yi cepte bulacak. Bu peki adil midir? Bir tarafta çalışan kesim, diğer tarafta hazırcılık. İşte Kılıçdaroğlu’nun öngörüsü.
  • Kılıçdaroğlu, bu beleş dağıtacağı parayı, sermaye olarak kullanmayı düşünse, fabrika kurmak ya da işadamlarına teşvik olarak kullansa ve o iş adamları işçi sayılarını artırsa daha iktisadi olmaz mı?
  • Verilecek olan bu paralar, hiç yatırıma dönüşmeden, direkt olarak harcanacak ve hiç bir iş yapılmamış olacak.
  • İnsanlara iş bulma vaadi veremeyen Kılıçdaroğlu, iş kurabileceği bir büyük meblağı, niçin sokağa atıyor? Bu işlerden hiç anlamadığı ortada!
  • Kılıçdaroğlu’nun Aile sigortası projesi, bu ülke ekonomisi için tam bir vurgundur. Allah aşkına, sermaye bulmakta zorlanan bir çok girişimci insanımız, bankalara boyun bükerken, Kılıçdaroğlu bu paraları nasıl hesapsızca savuracak. Yatırım ile yerine konmayan bir para bir gün bitmeyecek mi?
  • Piyasa’ya sürülecek karşılığında bir yatırım alınamamış bu paranın, ortaya çıkaracağı enflasyon, faiz ve sonucunda kamu açığı oluşarak tekrar IMF’ye el açmakla sonuçlanacağını ben bile görebiliyorken, Türkiye’nin başbakanlığına aday bir kişinin gorememesi ne kadar korkunçtur.
  • Kılıçdaroğlu’nun Aile Sigortası Projesi, Türkiye için bir tehlikedir.
Gelelim şimdi Çılgın Projeye

Başbakan’ın bu projesi, tarihi geçmişe sahip. Bu projenin çok da abartılacak bir tarafı yok. Peki, çılgın olmasının nedeni nedir? Başbakan’ın çılgın proje olarak tanımlamasının altında, 2bin seneden beridir bir çok devlet adamı tarafından düşünülmüş ama bir türlü projeye alınamamış olmasıdır. Başbakan, işte herkesin niyetlendiği ama başaramadığı bu projeyi başarmaya olan kararlılığından dolayı böyle söylemektedir. Eğer başarırsa da, gerçekten bir zaferdir.

  • Başbakan’ın bu projesine en büyük eleştiri şu şekilde yapılmaktadır: Bu ülkede bu kadar işsizlik varken bu proje ne kadar gerekliydi?
  • Halbuki, bu proje çok büyük bir iş kapısıdır, bunu hiç kimse görmek istemiyor. (Herkes bir 30 milyar tutturmuş gidiyor, ben de tam olarak maliyetini bilmiyorum) Ancak bu 30 milyar dolarlık bir maliyete sahip olsa bile, Türkiye için çok büyük bir iş sahası anlamına gelir.
  • Kanal İstanbul’un Türkiye ekonomisine vereceği katmadeğere bir bakalım;
  • Projenin maliyetini 30milyar dolar olarak kabul edersek, bunun 5milyar doları yabancı mühendislik hizmetlerine gitse bile, geride kalan 25milyar dolar, bu ülkenin vatandaşlarına iş imkanı olacaktır.
  • Üstelik bu para bir yılda falan değil, yıllar içinde harcanacağı için, Türkiye ekonomisine bir darbe oluşturmayacaktır.
  • Bu proje, tamamlandıktan sonra da katma değer üretmeye devam edecek, her geçen yılda kendi maliyetini katlayarak kâr yaratacaktır.
  • Bu projeye karşı yapılan bir diğer eleştiri de, Akparti’nin kendi yandaşlarına rant sağlayacağı şeklindedir. Bu da tamamen asılsız bir iddiadır. Neden mi?
  • Bu kanalın geçeceği yerde, mhplisi, chplisi, bdplisi, akpartilisi, bakkalı, orospusu, Türk’ü, Kürt’ü hepsi vardır. Yani herkes bu projeden nemalanacak. O yüzden oyun düzmeye gerek yok. Hafriyat işlerini yapacak şirketlere de ihale verildiğinde solcu şirketler girebilir, bunu kimse engelleyemez. Ancak burada sorun şurada: Türkiye’de solcular iş ve şirket kurmayı beceremedikleri için, katılacak solcu şirket bulunamayabilir. Bunun hatası Akparti’nin değildir ki!

Görüldüğü üzere, her iki projeyi ele aldığımızda, Kılıçdaroğlu’nun projesinin hiç bir yere basan tarafı yoktur. Çok dalga konusu olan Cem Uzan’ın “mazot 1tl olacak” vaadi bile, (gerçekleşme imkanı olmasına rağmen) kimse tarafından ciddiye alınmamışken, Kılıçdaroğlu’nun yatırıma vermesi gereken parayı, har vurup savurmak için dağıtacak olması, tam bir karamizahtır.

  • Şimdi ben şunu sormak istiyorum; Bu kadar işsiz varken, böyle bir para niçin iş kurmak için harcanmaz?
  • Solcular, Erdoğan’ı eleştirirken, kendi Genel Başkanlarının bu popülist vaadini niçin görmezden gelirler? Kılıçdaroğlu’nun projesinin bu ülke yararına bir taşı yoktur.

Kanal İstanbul Projesi ise, baştan sona Türk Ekonomisi için yatırım niteliğindedir.

Çılgın Proje gerçekleşirse, bakın ger-çek-le-şir-se diyorum, Türkiye’ye istihdam sağlar ve yaratacağı ekonomik-sosyal değer sonraki yıllar boyu sürer.

Size son birşey daha söylemek istiyorum. Bir blogta, bu yazıyı yazdıktan sonra, bir yazı gördüm. Aynı günde aynı konuyu bahsetmiş olmak güzel bir tesadüf oldu. En altta linkini vereceğim yazıda, Kılıçdaroğlu’nun Aile Projesinin 2 yıllık maliyetinin 30milyar dolar olacağı hesaplanmış. Akparti’nin çılgın projesi de 30milyar dolar olarak kabul edilirse;

  • Kılıçdaroğlu, bir Kanal İstanbul yapacak kadar parayı iki yıl içinde herkese dağıtacak. İki yıl sonunda baktığımızda, ortada hiç bir eser görmeyeceğiz. Yani yapılmış bir yatırım ve getirisi olmayacak.
  • Çılgın Proje ise bir kaç yıl istihdam sağlayacak, sonra baktığımızda ortada bir yatırım görülecek ve sonraki yıllar boyunca ekonomiye katkı sağlayacak.

Şimdi; Çılgın Proje’nin, bu kadar işsizlik varken gereği var mıydı? Diyenler açısından, doyurucu bir cevabı oldu mu? Bence oldu!
Şu bağlantıyı da mutlaka okuyun, çok faydasını göreceksiniz…

Önemli Ekleme: Zaman Gazetesi internet sitesindeki habere göre (bu yazı daha önce yazılmıştır), çılgın projenin detayları belirmeye başladı. ilk etapda 1milyon kişiye iş sağlanacak. Diğer sektörlerdeki gelişmeler de eklendiğinde, ekonomik açıdan değerli bir proje haline geliyor. Veriler gerçekçi görünüyor… Kanalİstanbul Projesi detayları için burayı inceleyin!
Bir de işin şu boyutu var: Türkiye’nin askeri-diplomatik-stratejik güvenliğine katkısını hesaba kattınız mı? Okuyun!

“İki büyük partinin, iki en büyük projesi’nin analizi” için 3 yorum

  1. Bence Kılıçdaroğlunun 3 yılda harcayacağı para ve iş imkanı sağlamayan projesi, aynı para ile yapılacak Kanalistanbul’un getirisinin yanında çok iğreti duruyor.

    1. Ben de size çok teşekkür ederim. Benim düşüncelerimin paralelinde başka değerli fikirlerin de olduğunu görmek ve bilmek, yalnızlık duygumu hafifletiyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir