Türk siyasetinde çifte standart geleneği!

Bu blogda siyaset eleştirisi yapmaya çalışıyorum. Ancak, öyle bir hale geldi ki, sanki Chp eleştirisi yapıyorum. Maalesef bu durum çok rahatsız edici boyutlara ulaştı. Sol grupların isabetsiz politik argümanlarıdır bunun sebeplisi… Güncel bir olay üzerinden, bir konuya değineceğim; Türk Siyaseti’nde yer bulan çifte standart anlayışına… Lakin, yine başrolde Chp var. Malzemesi bol, oyun içinde oyun olan, seçime bir kaç ay kala birbirlerinin kirli çamaşırlarını ortaya döken başka bir sosyal-demokrat siyaset grubu daha yoktur, bizim sol’cularımız dışında… Şimdi de Kılıçdaroğlu’nun askerlikle ilgili açıklamaları üzerinden bir konuyu aydınlatalım.

Kılıçdaroğlu, “bedelli askerlikle ilgili açılımda bulundu, askerlik süresini 6 ay’a indireceğiz dedi, yazın askerlik yaptıracağız dedi. Peki ne oldu? Daha önce bu konuda uğraş vermiş ve Chp ile basının karşı çıkması neticesinde hedefe oturtulmuş olan Erdoğan, çok haklı olarak tepki gösterdi. Erdoğan, bu kadar küçük bir işi, seçim vaadi olarak kullanmamıştı. Doğruya doğru, Erdoğan gerçekten de vaadetmediği çok işi gerçekleştirdi. Ya da şöyle söyleyelim, her aklına geleni seçim vaadi yapmadı. Kılıçdaroğlu ise, her ortalıkta gördüğü şeyi vaad konusu yapmaya çalışıyor. Hatta daha önce karşıt olduğu askerlik düzenlemelerini bile.

Erdoğan, Kılıçdaroğlu’na bir eleştiri yapmıştı. Birisi soru soruyor, o çözeceğini vaadediyor “anlamında” bir söz. Gerçekten de öyle! Daha önce bir konuda değinmiştim; Kılıçdaroğlu pazara gidiyor, fiyatlar pahalı çözeceğiz diyor; daha sonra çiftçilerin yanına gidiyor, ürününüz ucuza gidiyor, çözeceğiz diyor. Taksiye biniyor, çözeceğiz diyor; vatandaşa gidiyor, çözeceğiz diyor. Diyor, diyor, ama hiç mantıklı ve reel bir açıklama getiremiyor. Çünkü, vaadlerinin halk nezdinde karşılığı yok.

Askerlik konusunda (kişisel olarak hiç sevmediğim) Bülent Arınç’ın geçen yıllarda bir açıklaması olmuştu. Halkı askerliğe karşı soğutmaktan dava açılacak falan denilmişti, açıldı mı bilmiyorum. Türk basını da, (kendilerine Bab-ı Ali derler) sanki çok askerlik severlermiş gibi Arınç’ın ve hükümetin karşısında olmuşlardı. TSK bile açıklama yapmıştı. Şimdi bakıyorum, aynı anlamdaki sözleri Kılıçdaroğlu yapınca, kimsenin umrunda olmuyor. Yani çifte standart hem siyasetçilerimizde hem de onları seçen bu halk’ta!

Bir siyasetçi sırf partisinden dolayı ayıplanırken, aynı sözden dolayı, diğer bir siyasetçi görmezden geliniyor. İşin şöyle bir noktası daha var; bu tür açıklamaları Akparti’den biri yaptığı zaman, Chp’liler ağızlarına dolayıp günlerce gevelerler. Kılıçdaroğlu’nun bu ifadesini ise Akparti’liler dillendirmezler, kendi işlerine bakarlar. Yani, Maalesef Türk Sol Siyasetçisi, mahalle karıları gibi dedikodu yapmaktan ve ciddiyetsiz vaad vermekten başka hiç bir iş yapmıyorlar. Buna karşılık, hep çifte standart ile destekleniyorlar. Zaten bizim sol’u bu hale getiren de, başarısız da olsa desteklenmesi değil midir? Sol partiler, (Ecevit’li Dsp hariç) Türkiye’nin şımarık çocuğu olagelmişlerdir, terazi hep onlara yontmuştur. Kabul etmek ya da etmemek sizin elinizde. Ama, gerçek budur!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir