Siyasetin temeli Ekonomi’dir; iyi tüccar kazanir

Ekonomi denilen şey öyle birşey ki, siyasetin bir numaralı yandaşı… Hangi devlet olursa olsun, ekonomi göçmüşse o devlet yıkılır, ekonomi yerindeyse o devlet yerinde durur. Biz Türkler, orta asyalardan buralara karnımızı doyurmak için gelmedik mi? Avrupalılar, coğrafi keşifleri zevkten mi, yaptılar? Sosyalizm-Kapitalizm tartışmasının temeli, ekonomik argümanlar değil midir? Osmanlı’yı yıkan asıl sebep, sosyalist Osmanlı ekonomisinin kapital batı ekonomisine yenilgisi değil midir? Yani, siyaset denilen uğraşının temeli ekonomiye dayanır. Bir siyasetçi; ekonomi ile ne kadar içli dışlı ise o kadar başarılıdır. Üretim araçları kimin elindeyse, ekonomiyi o bilir, yönlendirir. (Bunu en iyi sosyal-demokrat arkadaşlar bilirler; çünkü her siyasi muhabbet de Karl Marx’ın üretim araçlarına gönderme yaparlar. Ancak, o nazik elleri bir kere bile, çekiç-kazma-kürekle tanışmamıştır, orası ayrı. :))

erdoğan karikatür/şubat2009/girgirBaşbakan’ı ülkeyi satmakla eleştiriyor ya muhalefet, işte asıl başarı orada yatıyor. Tayyip Erdoğan, serbest piyasa koşullarından haberdar bir lider, siyasetçi. Bir şeyi ederine satarsan kazanırsın, ederinin üzerinde istersen elinde kalır, daha sonra ucuza satmak zorunda kalırsın, ederinin altında satarsan, o andan sonra herşeyi ederinin altında sattırırlar sana. Yani, siyasetçi denilen şey, iyi esnaf demektir. Önce ağzın iyi laf yapacak. Sonra piyasayı iyi bileceksin, eğer yapabiliyorsan sen belirleyeceksin. Satmayı da almayı da bileceksin….

Bizim muhalefete baktığımız zaman ise; iki güçlü muhalefet partisinden Mhp’nin ticaretle hiç bir işi yok. Mesela, kaç yıllık ülkücü gelenekte, bir ülkücünün medya patronu veya tekstil patronu olduğunu gördünüz mü? Varsa da, numunelik. Yani, ülkücü gelenek ticaret bilmez ve ürününü satamaz. Ha ülkücüyüm diyorsa ve ticaretle uğraşıyorsa, ya memleketi Kayseri’dir ya da cemaate yakın bir duruşu vardır. Şimdi gelelim, büyük muhalefete; ebedi muhalefet de diyebiliriz, Chp… Sol veya sosyal-demokrat kesimde de ticaretle uğraşan ve başarılı olmuş biri yoktur. Yıllarca sol tarafa destek vermiş olan iş adamlarına baktığımızda; Koç, Sabancı, Doğan gibi grupların başları, birer kapitalist’tirler. Yani, solcuların zannettiği gibi bu adamlar sosyal-demokrat değil, tam da sol tarafın tersine kapital’dirler. Zaten, bu birkaç holding dışında da sol siyaseti besleyen para kaynakları yoktur. Tabiki, (bazı gizli) yabancı fonlar dışında 🙂

Burdan çıkan sonuç şudur; malının değerini bilen ve değerinde satabilen tek lider ve parti Akparti’dir. 8 yılı aşkın süredir hala yıpranmamış olması da bunu göstermiyor mu? Ticareti bilen ve iyi yapan bir baba nasıl ailesini beslerse, hükümet de aynıdır. Yani diyeceğim, Erdoğan’ın başarısı esnaflığındadır, evet bazı şeyleri satıyor ama en azından değerinde satıyor. Muhalefet partileri ve yönetimleri, ticaretten anlamıyorlar. Peki, bu ülkeyi nasıl besleyecekler…

Kısaca; İyi tüccar ailesini besler. Ticaretten anlamayan bir siysetçi, ürettiği malın değerinde fiyat bile biçemez. Bu ülkenin siyasileri Tüccar olmalıdırlar. İşte, Erdoğan’ın başarısı burda. Giydiğin gömleğin fiyatını bileceksin. (Bu son cümle Kılıçdaroğlu’na…)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir