Terörle Mücadelede doğru teşhis polemiği

Son yazılarımda Chp karşıtı söylemler oluştu. On yılların getirdiği siyasi bilinçle yetişen insanlar, hemen Akpartili damgasını vurur bu durumda… Ne CHP’ye ne Akparti’ye sempati duyuyorum. Ben fikirlerimi, Türkiye için hayırlı olarak gördüğüm şekilde aktarırım ve doğru iktidarın, doğru muhalefetle elde edileceğini savunurum. Eğer muhalefet yetersiz ise, iktidarın da kalitesinin düşeceğini; sıkı, akil, çözüm öneren ve somut söylemlere sahip, tutarlı bir muhalefetin, hem iyi iktidar hem iyi Türkiye için gerekli olduğunu bilirim.

Bu nedenle, dost acı söyler -buradaki dostluk, Türkiye sevgisidir- prensibinden hareketle, Chp’nin durumunun içler acısı olduğunu vurgulamak gerekir. Daha önce de Chp’nin kendi kendini vuran ifadelerinden bahsetmiştim. Bu affedilir şey değildir muhalefet partisinde… Muhalefet denilen şey; iktidarın yanlışları üzerinden oy toplarken, ülkenin ciddi sorunlarına ciddiyetsiz davranmak değildir. Chp’li yöneticiler bırakın iktidarı yıpratmayı, kendi başlarına bela olacak iddialar üretmekte ordinaryus profesör olmuşlar. Yahu, hiç mi mantık dersi görmedi bu kişiler de, bu kadar bariz ve basit kelime hatalarıyla kendilerini vurabiliyorlar. Baykal’dan bir derece daha iyi olsa da, Kılıçdaroğlu hala bir başbakan alternatifi değildir, Türkiye için… Bu sözlere, bir çok bağnaz Chp’li katılmayacaktır. Hani şu, her halükarda oyum Chp’ye diyenlerden bahsediyorum. Çünkü bu kişiler, ülkenin kaderini de, tuttukları futbol takımının kaderi gibi görüyorlar. Tüm mantık hatalarına ve içi bomboş ifadelere rağmen Kılıçdaroğlu’nu alkışlayan ve meydanları dolduranları gördükçe anlıyorum ki, bu milletin bir dinleme ve duyduğunu anlama sorunu var. Süleyman Demirel’i 40 yıl siyasette tutmuş bu milletin hiç değişmediğini görüyorum. Deresi olmayan köye köprü vaadi hala devam ediyor ve halk da hala buna alkış tutuyor, çok yazık… Neyse, konuya gireyim de, ne demek istediğimi anlayın!

Kılıçdaroğlu bir miting sırasında Başbakanı eleştirirken şöyle diyor: Recep Bey diyor ki, pkk sorununun çözülememiş olması doğru teşhis konulamamasından… İktidar siz değil misiniz, teşhisi siz koyacaksınız. Bunlar doktor da değil, teşhis koyamazlar. Çözemezler de! Kılıçdaroğlu’nun sözleri bu mealde birşeylerdi, hiç çarpıtma yapmadım. İsteyen bu sözleri internetten izleyebilir. Kılıçdaroğlu bu sözlerle meydandakileri coşturuyor. Akparti’nin çözüme ilişkin çabalarına hiç katkı sunmayan ve daha önce Chp’nin hazırlamış olduğu Kürt Raporuna bile değinemeyen birinin çıkıp böyle bir eleştiri yapması çok yersiz bir durum.

Kılıçdaroğlu hemen ardından şunu söylüyor ve ne kadar vizyonsuz olduğu bir anda ortaya çıkıyor. Biz bu soruna teşhis koyacağız. Hay daaaa! Biraz önce daha 8 yıllık bir mazisi olan Akparti’yi eleştiren Kılıçdaroğlu’nun onlarca yıllık geçmişi olan Chp’nin, terör sorunu ile ilgili bir teşhisi bile yokmuş. İyi de bu sorunla ilgili daha teşhis koyamamış bir Chp, nasıl olur da, utanmadan iktidar olmak için kendini Akparti’ye alternatif gösterebilir. Eleştirdiği hükümetten bir farkı yok ki!

Bakar mısınız, mantık hatasına, üstelik siyasi hatayı geçtim. Kılıçdaroğlu’nun bir yanılgısı da, iktidarın herşeyi yapacağı, muhalefetin hep oturacağı inancı! Hayır, muhalefet iktidarın yanlış ve eksiğine karşı yeni teşhisler ve öneriler oluşturur, hükümete sunar. Eğer hükümet bunlara uymazsa ve sorunu da çözemezse, iktidarı halka şikayet eder ve oyunu alır, iktidar olur. Muhalefet olmak, başkasını eleştirdiği yerden kendini yıpratma vizyonsuzluğu değildir. Bizim muhalefet bırakın iktidarı düzeltecek, kendini düzeltebilmiş değil! Söylediği lafın nereye gittiğini ve gideceğini kestiremeyen biri, yabancı devletlerle masaya oturduğunda beni nasıl savunacak. Tarihte bir örneği var bunun, anlatalım:

Bir Osmanlı sadrazamı anlaşma masasına oturuyor. Anlaşma yapılıp bitiyor ve bizimki uykusundan uzanıyor ve gelelim tazminat meselesine diyor. Bitmiş anlaşma tekrar bozuluyor ve bunu fırsat bilen Ruslar, Osmanlı’dan bir de tazminat koparıyor.

Kılıçdaroğlu ilk mitinginde, onlarca kez Recep Bey ifadesini kullanmıştı. Basbakanla yaptığı son görüşme sonrası -geçen perşembe- Kılıçdaroğlu açıklama yaparken, onlarca kez Başbakan Erdoğan ifadesi kullandı. Bugünkü mitingde yine Recep Bey’e döndü. Yani Kemal Kılıçdaroğlu’nun maalesef üslubu tam oturmuş değil! Recep Bey derken büyük ihtimalle, halkın zihninde Recep İvedik’ten gelen bilinçaltı imajı kullanmak istiyor. Lakin, siyasette nezaket çok önemlidir. Ayrıca muhalif birinin, iktidar için her kesimi kucaklaması gerekir. Sadece bir tarafın oyunu kaybetmemek üzerine kurulu bir siyaset, hiç kimseyi iktidar yapmaz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir