Divan-ı Hümayun nedir, hakkında genel bilgiler?

Divan-ı Hümayun, Osmanlı Devleti’nin en önemli yönetim organı idi. Devletin varlığını ve adaleti temsil etmekteydi. Osmanlı anlayışının hayat bulduğu bir mekanizmaydı. Divan-ı Hümayun’un en önemli üyeleri; Padişah -ilk zamanlarda-, Vezir-i Azam, Vezirler, Nişancı, v.s.’den oluşurdu. Divan-ı Hümayun bir bakanlar kurulu görevinde olan kurum ve kurul idi.

Divan-ı Hümayun, sabah namazından sonra toplanırdı. Burada; dışardan gelen sefirlerin dilekleri, mektuplara verilecek cevaplar, eyalet sorunları, adli meseleler, v.d. görüşülürdü. Nişancı, kanunlara aykırı konulara müdahale ederek doğrusunu belirtirdi, tayinlerin uygunluğu görüşülürdü.

Divan’da alınan kararlar kesindir. Divan-ı Hümayun’da alınan kararlar, padişaha arzedilmesi gerekiyorsa arzedilir, sonra da nişancı tarafından padişahın tuğrası çekilerek ilgili yerlere gönderilirdi. Divan-ı Hümayun’un; siyasi, hukuki, yargı, idari, iktisadi, v.s. yetki ve görevleri vardı.

Divan-ı Hümayunun ilk zamanlarında padişahlar devamlı olarak toplantılara katılmışlardır. Daha sonraları ise padişahlar, devlet işlerinden çekilmeye başlamışlardır. İşte padişahların toplantılara eşlik etmediği zamanlarda, Divan’ın denetlenmesi şöyle olmuştur: Divan, Sadrazam başkanlığında toplanırdı. Padişah, bir perde arkasından toplantıyı dinlerdi. Padişah orada olmasa bile, Divan üyeleri, padişahın orada bulunup bulunmadığından habersiz, padişah ordaymış gibi yüksek sesle konuları tartışırlardı. Padişah, eğer isterse perdeye dokunarak toplantıyı bitirebilirdi. Padişahlar, sonraki zamanlarda toplantıları dinlemekten vazgeçmişlerdir ve böylece devlet işlerinden uzaklaşmışlardır. Diğer bir denetleme zamanı da, Divan’da konuşulan konuların padişaha anlatıldığı, arza çıkma idi.

Zamanla Divan toplantılarının sayısı azaldı, önemini kaybetti. Her kurum gibi, onun içine de liyakatsizlik girdi. Kişisel hırslar, rüşvet girdi. Divan kurumunun görevleri, tamamiyle Sadrazam divanı olan İkindi Divanı‘na kaydı. Zaman zaman tekrar çalıştırılmak istendi ise de, bu mümkün olmadı. 17. Yüzyıl ortalarından sonra tamamiyle bir merasim halini aldı. Artık üç ayda bir kapıkulu ocaklarına maaş vermek üzerine toplanmaya başlanmıştır. II. Mahmud’un yeniçerileri kaldırması ve merkez teşkilatını yeniden düzenlemesiyle, Divan-ı Hümayun ve Vezir-i Azam divanları kaldırıldı ve kabine sistemine geçilerek, Nazırlıklar kuruludu.

Bu gönderi Tarih kategorisinde , , , , olarak etiketlendi. Gönderi için kalıcı bağlantı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>