Başbakan Erdoğan’ı, Hitler’e benzetme mesleği

Türk Demokrasisi tamamen eşsiz bir sistem! Ne konuşan konuşmasını ne de dinleyen dinlemesini bilmeden, akıl denilen matafın kullanılması gerekliliğine hiç bulaşılmadan herkes demokrat ve demokrasi savunucusu kesiliyor.

Türkiye’ye, dürüst olup olmamasını bile önemsemesek ve 29 Ekim 1923 sonrası göreve gelen siyasetçi bilinen kişileri bir incelesek, inanın siyasetçioğlu siyasetçi çıksa çıksa 20 kişidir.

2002 sonrası siyasi hayatımızın kuşkusuz en önemli siması Recep Tayyip Erdoğan’dır. Gerçekten de bir siyasetçi nasıl olur, bunu O’nda görmek mümkün! Doğal bir sonuç ve bu sonucu da Türk Siyasasının öz niteliğinin pekiştirmesiyle, Sayın Erdoğan’a muhalif olanlar da var. Bu muhalif kanat büyük yanılgılar ve düştükleri çaresizlik içinde eleştirilerini yapmaktalar.

Ana muhalefet taraftarlarının en büyük eleştirileri Erdoğan’ın yalan konuştuğu, konuşamadığı, ülkeyi sömürdüğü iddiaları… Bu iddialar zaten yapanların kişiliklerinde eriyip gidiyor. Bu taraftarların lider tuttuğu kişi olan Deniz Baykal, avukat olmasına rağmen hiç mi hiç konuşma yapamayan, niceliği bol, niteliği az laf kalabalığı yapan biri… Deniz Baykal yalan konuşmuyor fakat derdini de çirkin ve zayıf bir siyasetçi üslubuyla yapıyor.

Başbakan için ifade edilen eleştirilerden biri de, Nazizm benzeri bir yönetim sergilediği! Maalesef bunu söyleyenlerin akılsız ve ideolojik yaklaştıkları bariz belli oluyor. Kişisel olarak biraz despotizm taraftarıyım ve Erdoğan’ın da bunu gerçekleştirebildiğini sanmıyorum. Kesinlikle Türk halkı için günümüz demokrasisi çok fazla… O kadar fazla ki, insanlar demokrasiyi kullanmak adına kafalarını çalıştıracak bir girişimde bulunmamayı seçiyorlar. Oradan oraya sallanan uyuşuk beyinleriyle devrim yapmayı bile düşünenler var. Devrim gibi yüce bir kavramı, rakı şişesinin dibinde zannediyorlar.

Erdoğan’ın nazist olduğunu söylemek mümkün değil! Adolf Hitler’in fikirlerini çok iyi anlayan ve paylaşan biri olarak bunun hiç bir zaman olamayacağını da biliyorum. Çünkü bu coğrafya bunu kaldırmaz. Hitler’in kitabı Kavgam’ı okuyup da orada yazanların ne kadar doğru olduğunu anlayamayan biri, ne kadar değer taşır ki!

Sayın Erdoğan’ın yaşadığı toplum, aldığı eğitim göz önüne alındığında bu bariz bellidir. Söylemek istediğim şey çok fazla ama, bitirmek zorundayım…. Yıllardır çevresindekiler istemiyor diye koltuk bırakamayan parti liderlerinden kat kat daha iyidir, Aklını ve karizmasını kullanarak lider kalabilen insan… Lider kişi, etrafındakilerden daha iyidir, herşeyi daha iyi görür ve koltuğu elinde tutar. Bu zaten iyi siyasetçi olmanın gereğidir… Birçokları gibi, her yıl koltuk değiştiren ya da Deniz Baykal gibi etrafındakilerin baskısından dolayı aslında istemediği koltuğu terk dahi edemeyen birinden daha yeğdir, Hakkı olan koltuğa sahip çıkmak… İsteyen buna Nazizm desin… Bunu diyenler de, Asalakizm’e mensuptur. Maalesef onlarında yaşam hakları var ve onlar beyinlerini değil, çenelerini kullanırlar. Ne anlatsan da, anlamazlar! Bu milletin böyle mutasyona uğramış bireyleri yoktu, bu ne iş acep?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir